KUSSO 19
  GÜNLÜK SPOR
 

Aurelio'dan samimi açıklamalar

Aurelio'dan samimi açıklamalar
 

Fenerbahçe'den olaylı bir şekilde R.Betis'e transfer olan Milli oyuncu Mehmet Aurelio Betis radyosuna çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

İspanya'nın Real Betis takımında forma giyen Mehmet Aurelio, kulübün resmi radyosuna yaptığı açıklamalarda, "Bir gün Türkiye Milli Takımı formasını giyeceğimi samimi olarak hiç düşünmemiştim, ama şimdi çok memnunum" dedi.


Betis radyosunun Sevilla kentindeki bir restoranda öğle yemeği yiyerek gerçekleştirdiği röportajda Aurelio, Brezilya'da çok fazla futbolcu olduğunu ve nedenini bilmese de Brezilya milli takımına çağrılmadığını söyledi. Türkiye'de İstiklal Marşı'nı hemen öğrendiğini ve tüm milli maçlarda söylediğini kaydeden Aurelio, "Türkiye ve İstanbul'u çok seviyorum" şeklinde konuştu.


Yaklaşık 3 yıl önce Mehmet ismini aldığını anlatan yıldız futbolcu, "Bu ismi ben almak istedim. Türkiye'de çok yaygın ve söylenmesi rahat bir isim. Ailem beni Marco diye çağırıyor, ama Mehmet ismini de seviyorum" dedi.


Katolik olduğunu ifade eden Aurelio, "Türkiye'de Katolik olarak sorun yaşadın mı?" sorusuna "Her şey normaldi. Hangi dinden olursan ol halk çok iyi yakınlık gösteriyor, iyi muamele ediyor" cevabını verdi.


Brezilya asıllı Türk futbolcu ayrıca, "Fenerbahçe'nin seni geri istediği doğru mu?" şeklindeki bir soruyu da "Bilmiyorum, samimi olarak bilmiyorum" diye yanıtladı.


Aurelio, Fenerbahçe'nin İspanyol teknik direktörü Luis Aragones ile ilgili ise "Bence devam edecek. Fenerbahçe'de çok kaliteli takım arkadaşlarım var. Son maçlarını 5-2 kazandılar. Aragones için kolay değil, ama iyiye doğru gidecek" değerlendirmesini yaptı.


Fenerbahçe'nin çok büyük bir kulüp olduğunu ve Türkiye ortamı ile Real Betis'teki ortamın farklı olduğunu vurgulayan Aurelio, "Fenerbahçe'de derbi maçlarda yenildikten sonra futbolcular sokağa çıkmaya çekiniyor. Çıkılıyor tabii, ama taraftarların büyük bir baskısı var. Burada böyle bir sorun yok" yorumunda bulundu.


Türk basınının İspanyol basınına göre futbolculara çok daha baskı yaptığını ve futbolcu-gazeteci ilişkisinin farklı olduğunu kaydeden Betisli futbolcu, "Büyük baskı var. Türkiye'de basın biraz daha güçlü. Burası gibi değil. Üzerine çok geliyorlar. Bazen evine kadar bile geldikleri oluyor. Futbolcunun rahat olmaya da ihtiyacı var" şeklinde konuştu.


Bu arada, programa katılan Betisli gazeteciler 28 Mart tarihinde İspanya ve Türkiye arasında oynanacak 2010 Dünya Kupası ön elemeleri grup maçının büyük olasılıkla Sevilla kentinde oynanacağını Aurelio'ya söylerken, maçın Sevilla'da oynanması halinde memnun olacağını kaydeden Türk futbolcu bu maçla ilgili "Avrupa Kupası'nda yarı final oynamış bir takımız, iyiyiz" dedi.


Aurelio, "Mükemmel bir Avrupa Kupası geçirdiğimizi düşünüyorum. Gruptan çıktıktan sonra hedeflerimiz büyüdü. Belki yarı finale kadar gelmeyi düşünmüyorduk, ama iyi bir takım olan Hırvatistan'ı yendik. Almanya'ya karşı iyi oynadık, ama kazanamadık. Kazansaydık finalde İspanya ile oynayacaktık. Yine de benim için de Türkiye için de mükemmel bir turnuvaydı" ifadelerini kullandı.


"Türkiye'den Betis'e hangi futbolcuları getirirsin?" sorusuna "Avrupa Kupası'nı gördünüz çok iyi futbolcular var. Semih, Tuncay, İspanya'da oynayan Nihat, hepsinin adını verebilirim" diye yanıt veren Aurelio, gülerek Real Betis başkanı olmadığını ve bu konuda bir şey söyleyemeyeceğini belirtti.


31 yaşındaki Aurelio, en çok beğendiği futbolcuları geçmişte Brezilya milli takımının da yıldız futbolcusu olan Mario Silva, şimdilerde ise Liverpool'un kaptanı Steven Gerard olarak belirledi.


İlk sezonunu geçirdiği Betis'te mutlu olduğunu ve taraftarların kendisine çok büyük sevgi gösterdiğini anlatan Aurelio, "Çok iyi bir ortam var. Takım olarak iyi bir grubuz. Teknik direktör Chaparro da ilk günden beri bana güven duyduğunu söyledi. Bunlar benim iyi bir şekilde çalışmamı daha da kolaylaştırıyor" dedi. Son oynanan Osasuna maçında serbest vuruştan attığı golle ilgili olarak, "Bir haftadır sürekli serbest vuruş çalışıyordum. Arkadaşlarım da o serbest vuruşu benim kullanmamı istedi. Vurdum, şanslıydım gol oldu" diyen Aurelio, her futbolcu gibi gol atmak istediğini, gelecek haftalarda gollerin devamının gelmesini umduğunu dile getirdi.


Öte yandan, program boyunca İspanyol gazeteciler Aurelio'ya övgüler yağdırırken, "Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetti. Mehmet Aurelio da Betis'i fethetti. Betislilerin gözünde o futbolun sultanı" dediler.


Aurelio'nun kendisine çok iyi bakan bir futbolcu olduğu, gece diskolara gitme veya içki içme gibi alışkanlığının olmadığı vurgulanarak, gerek Betis'te gerekse Türk milli takımında her maçta 90 dakika oynamasına rağmen günde 8 saat uyuyan Aurelio'nun ailesine de çok bağlı, örnek bir futbolcu olduğu kaydedild.

Fener'de sorular yanıtını buldu

Fener'de sorular yanıtını buldu
 

Fenerbahçe Yönetim Kurulu, bugün 13.00'te basının huzuruna çıktı, merak edilen sorulara yanıtlar verildi...

Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanları Ali Koç ve Şekip Mosturoğlu, son günlerde kamuoyunda tartışılan bazı konularla ilgili değerlendirmede bulunurken, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Yöneticiler, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen, yaklaşık 1 saat 40 dakika süren toplantıda, medya mensuplarının çeşitli sorularına yanıt verdi.


Kurumsal iletişimden sorumlu Asbaşkan Ali Koç, medyayı bilgilendirmek amacıyla yeni bir iletişim stratejisiyle bundan böyle belli sürelerle basın toplantıları düzenleyeceklerini, futbolcuları da iletişimde kullanacaklarını bildirdi.


Açıklamasında, teknik direktör Aragones ve futbolculara duydukları güveni yineleyen Ali Koç, istikrarın kazanımlarını daha önce gördüklerini, bugün gelinen durumda da yönetim kurulu olarak tavırlarının bu yönde olacağını anlattı.


Kendi aralarında sürekli öz eleştiri yaptıklarını, ancak taraftar içinde, bunları birinci ağızdan duymadıkları için bir bölünmüşlük olduğu ve istikrarın bozulmaya çalışıldığı bir ortam oluşturulmaya çalışıldığını kaydeden Koç, ''Şampiyon olduğumuz senelerde de yanlışlarımız olduğuna inanıyoruz. Futbol, kaygan bir zemin. İki hafta önce liderin 11 puan gerisindeyken, bu sezonun kaybedildiği dile getirilirken, iki hafta sonra geldiğimiz noktada liderin 6 puan gerisinde, ezeli rakibimiz Galatasaray'ın sadece 2 puan arkasındayız. 'Çok şey kaybedilmedi' demiştim. Ne kadar haklı olduğumuz dünkü sonuçlardan sonra daha net görüldü'' diye konuştu.


Olumsuzlukları ya da olumlu şeyleri kısa vadede değerlendirmek istemediklerini kaydeden Koç, uyguladıkları içe kapanık iletişim stratejisinin, medyadaki haberler anlamında sıkıntı yarattığını belirtti.


Teknik kadronun takımın performansından sorumlu olduğunu, kararlaştırılan oyun sisteminin yanlış olsa dahi futbolcuların ortaya koyduğu performansın göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Koç, ilk 7 haftalık dönemde gerek teknik kadro, gerekse futbolcular için tam bir değerlendirme yapmanın yanlış olacağına işaret etti.


Koç, ''Biz, hocamızla devam etmeme, birkaç oyuncuyu kadro dışı bırakma gibi bir durumda değiliz. 7 haftada gördük ki, geçen yıl harikalar yaratan futbolcularımız tanınmayacak durumdaydı. Hangi hocayı getirirseniz getirin, bu ortamda sıkıntı çekerdi. Sezon başında hocamızla imza attığımız duyguları bugün de yaşıyoruz. Kısa vadeli değerlendirmek istemiyoruz. Hocayı göndermek, birkaç oyuncuyu kadro dışı bırakmak gibi ortamların netice vermediğini geçmişte de gördük'' şeklinde konuştu.


Çalıştıkları son iki teknik direktör Christoph Daum ve Arthur Zico ile sözleşmelerinin sonuna kadar çalıştıklarını hatırlatan Koç, şöyle devam etti:


''Hocamız ve takım için yargıya varmamız için çok erken. Kaybedilmiş çok şey yok. Eski günlerimize kavuşacağımızı, paniğe girmeye gerek olmadığını düşünüyoruz. İstikrara inanıyoruz. Verdiğimiz ve vereceğimiz kararların arkasındayız. Tabii ki hatasız kul olmaz. Dolayısıyla gelinen noktada her şey tozpembe değil, tabii ki problemler bitmiş değil ama görünen, takımın iyiye gittiğidir.''


MOSTUROĞLU: ''AÇIKLAMALARIM SERT DEĞİLDİ''

Hukuk ve kurumsal ilişkilerden sorumlu asbaşkan Şekip Mosturoğlu, Turkcell Süper Lig'deki Bursaspor maçının ardından, karşılaşmanın hakemiyle ilgili yaptığı açıklamalarının sert olmadığını savundu.


Bir basın mensubunun, Galatasaray cephesinden yapılan, dünkü maçın hakemleriyle ilgili açıklamayı hatırlatarak, sert açıklamaların, yaklaşan derbi öncesi ortamı gerip germeyeceği sorusuna, Mosturoğlu şu yanıtı verdi:


''Benim açıklamamın yazılı metni de var. Neresinde sertlik var, gerçekten merak ediyorum. Biz, kulüp olarak, bugüne kadar hiçbir hakem hatasını söylemedik. Bunun değişik sebepleri var. Birincisi, kamuoyunda olumsuz sonuçların ardından yapılıyor konumuna düşmemekti. Bu maçın hakeminin Merkez Hakem Kurulu tarafından değerlendirilmesini talep ettik. Sert söylemimiz olmadı. Bu açıklamaların, Galatasaray maçının sürecinde olmasıyla alakası yok. Özellikle kazandığımız bir maçın sonunda söylenmesinin kamuoyunda daha büyük bir etki yaratacağını düşündüğümüz için ifade ettik. Biz, futbolun yönetiminde bir güven ortamı oluştuğuna inanıyor, yöneticilerin güvenilirliğine inanıyoruz ama hataların cezalandırılmasını da talep ediyoruz.''


Ali Koç da konuyla ilgili yakınmalarının aynı paralellikte olduğunu ifade ederek, ''Hakemlerimizin performanslarının gelişmesini arzuluyoruz. Maçtan sonra ahkam kesmek kolay. Biz yöneticiler nasıl hata yapabiliyorsak, hakemler de yapabilir. Art niyet aramak istemiyoruz. Performanslarını arttırabilmeleri için daha ciddi ele alınması gerektiğini, yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyor, hataların seri halde gelmemesini arzu ediyoruz'' diye konuştu.


Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Turkcell Süper Lig'de Kayserispor karşısında aldıkları 4-1'lik mağlubiyetin ardından, yönetim olarak yaptıkları çalışmaların sadece takımdaşlık duygusunun geliştirmeye yönelik olduğunu, bunda da başarı sağladıklarını söyledi.


Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen basın toplantısında, asbaşkan Ali Koç ile birlikte medya mensuplarının çeşitli sorularına yanıt veren Mosturoğlu, ''Kayserispor maçından sonra yönetim kurulunun takıma müdahalesinin ne olduğu'' sorusuna verdiği yanıtta, ''Yeni bir hoca ile, yeni bir sistem ile sezona başladık. Futbolcuların alıştığı bir sistem vardı. Ne hoca futbolcuları, ne futbolcular hocayı yeterince tanıyordu. Bizim yaptığımız, takımdaşlık duygusunu geliştirmeye yöneliktir. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum'' dedi.


Asbaşkan Koç, 7 haftalık dönemde hangi teknik adam olursa olsun, sıkıntı çekeceği yönündeki açıklamasıyla ilgili bir soruya, ''Hocanın ismi ne olursa olsun, 7 haftalık dönemde değerlendirme yapmanın kısa vadeli bir yaklaşım olduğunu ifade etmek için bunu söyledim'' yanıtını verdi.


Bazen, konuştukları futbolcuların da kendilerini tanıyamadıklarını ifade ettiklerini dile getiren Koç, takımdaşlık duygusunu yerleştirmek anlamında Aragones'in bu işin altından kalkıp kalkmayacağı yorumunun haddine olmadığını ve İspanyol teknik adamın gerekli tecrübeye sahip bulunduğunu kaydederken, ''Hocamızın gerekli müdahaleleri yaptığını görüyoruz. Tribün desteği de geldiğinde işler rayına oturur'' diye konuştu.


TRİBÜNLERDEKİ DURUM

Ali Koç, tribünlerde, bir grup taraftarın yarattığı ve stadın geneline yaymaya çalıştığı, kaos yaratacak bir durumun söz konusu olduğunu, bu sorunu çözmek için çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.


Taraftarların, bütçelerine göre ciddi paralar vererek kombine bilet aldığını ve her taraftarın rahat bir ortamda maç izleme hakkı bulunduğunu belirten Koç, özetle şöyle konuştu:


''Bu sezon başında, bu atmosferin ciddi bir şekilde tehlikeye uğradığını gördük. Bir kısım muhalefetin de desteğini alarak son derece uzlaşmasız tavır sergileyen, Koceelispor maçında son dakika golüne bile üzülen bir grup taraftar, bu konuda geri adım atmak istemedi. Takımın da kötü gidişi bahane edilerek yönetim yıpratılmaya iç huzuru bozma ve tribünleri bölmeye yönelik girişimlerde bulunuldu. Grup kim olursa olsun, bahsettiğim atmosferi kendi stadımızda sağlayabilmek için bu zihniyetin sonuna kadar karşısında duracağız.''


Koç, gelecek sezon için, tezahürat yapan grupları, misafir takım seyirci tribününün bulunduğu bölüme yakın yerlere konuşlandırmak gibi bir projelerinin olduğunu da kaydetti.


GUIZA İLE İLGİLİ İDDİALAR

Şekip Mosturoğlu, yeni transferleri Guiza ile ilgili medyada yer alan bazı iddialara değinirken, bu futbolcunun maliyetinin 14 milyon avro olduğunu bu bedele menajerlik ücretlerinin dahil olmadığını söyledi.


Fenerbahçe Kulübü'nün asbaşkanı olduğunu, sözleşmeleri hazırlamak konusunda bir görevi bulunmadığını belirten Mosturoğlu, bu futbolcunun transferi için Uruguay'da bir kulübe aracı olarak ekstra bir ödemenin de yapılmadığını bildiğini kaydetti.


''AURELIO İLE İLGİLİ HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATTIK''

Mosturoğlu, İspanya'nın Real Betis takımında forma giyen eski futbolcuları Aurelio ile ilgili 5 milyon 250 bin dolarlık tazminat içeren hukuki bir süreç başlattıklarını açıkladı.


Brezilya asıllı oyuncunun transferinden önce, sözleşmesini tek taraflı uzatmalarıyla ilgili süreci anlatan Mosturoğlu, sözleşmeyi uzattıkları dönemde bunu FIFA'nın da tanıdığını, ancak bugün gelinen durumda tek taraflı opsiyon hakkının dünyada tartışmalı bir noktaya geldiğini anlattı.


Türkiye Futbol Federasyonu'nun, tek taraflı opsiyon hakkını geçerli kabul ettiğini kaydeden Mosturoğlu, ''Geçen mayıs ayında Aurelio'nun sözleşmesindeki 1 yıl opsiyon hakkımızı kullandık. Futbol Federasyonu kayıtlarına göre göre Aurelio bizim futbolcumuzdur. Bize ait olan futbolcu, sözleşmesini haksız olarak reddetmiş ve gitmiştir. Bunun sonucu olarak da Aurelio aleyhine geçen hafta kulübümüz, 5 milyon 250 bin dolar tazminat istemiyle hukuki bir süreç başlattı. Tek taraflı opsiyon hakkı FIFA'da şu anda geçerli değildir, ama Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'nde (CAS) tartışmalı bir konudur. Türkiye'de hiçbir tartışma yoktur. Tek taraflı opsiyon hakkı geçerlidir'' şeklinde konuştu.


KAZIM'IN FORMA ATMA OLAYI

Asbaşkan Ali Koç, Avrupa Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Partizan ile deplasmanda yapılan maçta formasını yere atan Kazım'a, bu olaydan dolayı ceza verdiklerini bildirdi.


Önceki günkü Yüksek Divan Kurulu toplantısında bir üyenin açıklamaları üzerine gündeme gelen konunun, tam olarak aydınlatılamadığını ifade eden Koç, ''Oluşan problemleri kamuoyu ile paylaşmadan, kendi içimizde ceza veriyoruz, fakat bu, divan kurulu toplantısında tam olarak aktarılamadı'' dedi.

''Kazım ile Aragones arasında spesifik bir sorun kesinlikle yok'' diyen Koç, ''Ancak 3 kulvarda yarışılan riskli bir sektörde zaman zaman farklı düşünceler, görüş ayrılıkları tabii ki olabilir, olacaktır. Manşetlere taşınmasını sağlıklı bulmuyorum. Takım ruhu daha kuvvetlenerek ilerliyor'' diye konuştu.


Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç, 2009 yılının mayıs ayında yapılacak olağan genel kurulda, başkan Aziz Yıldırım'ın göreve devam etmesinden yana olduğunu bildirdi.


Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ile birlikte Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde düzenledikleri basın toplantısında, kongre ve kendisinin başkanlık hedefiyle ilgili soruya yanıt veren Koç, Yıldırım'ın istikrar adına devam etmesi düşüncesinde olduğunu kaydetti.


Yönetim kurulu olarak, henüz aralarında kongreyi konuşmadıklarını anlatan Koç, istikrardan yana olduklarına vurgu yaparak, şunları söyledi:


''Başkan, kararlı olduğu sürece, genel kurulun teveccühünü aldığı müddetçe, kesinlikle devam etmelidir. Bugünden o güne çok şey olabilir. Futbolun ne kadar kaygan bir zemin olduğunu sizler gayet iyi biliyorsunuz. Şu anki hedefimiz sezona odaklanmak. Düşüncemin, başkanımızın kesinlikle devam etmesi, bu istikrarın devam etmesi yönünde olduğumu söyleyebilirim.''


Kulüp üyeliklerinden ihraç edilen Sadettin Saran ve Tahir Kıran'ın aday olma isteği karşısında nasıl bir durum ortaya çıkacağı ifade edilerek yöneltilen soruya yanıt veren Şekip Mosturoğlu ise ''Sadettin Saran ve Tahir Kıran ile ilgili yönetimin bir kararı yok. Genel kurulun aldığı karar var. Genel kurul en üst organ. O karara karşı mahkemeye iptal davası açılabiliyor. Sadettin Saran'ın başlattığı bir süreç var, ama Tahir Kıran'ı bilmiyorum. Genel kurul üyeliklerini tekrar kazanırlarsa, aday olmalarının önünde hiçbir engel yok'' dedi.


''ARZUMUZ ADAYLARIN ÇOK OLMASI''

Mosturoğlu, genel kurulun, herkesin adaylığını ortaya koyabileceği bir platform olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:


''Arzumuz, isteğimiz, adayların çok olması. Aday olma cesareti olmayanların, perde arkasında at oynattıkları düzen değil. Adaylıklarını açıklarlar, ama onun gereğini yaparlar. Biz memnuniyet duyarız. Fenerbahçe'yi yönetim anlamında bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Biz arzu ederiz ki birden fazla aday olsun, projeleriyle ortaya çıksınlar.''


Sadettin Saran ve Tahir Kıran isimlerinin ortaya çıkabileceği yönündeki soruya yanıt olarak ekleme yapan Ali Koç, ''O iki isimden çok faydalı olacak isim çıkar'' dedi.


ARAGONES'İN SÖZLEŞMESİ

Teknik direktör Aragones'in, Fenerbahçe'deki geleceğinin başarıya endeksli olup olmadığı yönündeki soruya Mosturoğlu özetle şöyle yanıt verdi:


''Kesin olan şey, bu devirlerin kapanması gerektiğidir. 'Biz hocanın arkasındayız, yanındayız, başarılı olamazsa ipini çekeceğiz, oyuncuları kadro dışı bıraktık' gibi söylemlerin bitmesi lazım. Dünyada böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Daum ile başlayan istikrar dönemi yaşadık. Daum ve Zico ile sözleşme dönemleri bitti ve ayrıldık. Aragones ile 2 yıllık sözleşmemiz var. Bu süre için mukavele yapan yönetimin, belli periyotlarla çıkıp 'biz yanındayız' demesine gerek yok, çünkü sözleşmesi var. Her hafta çıkıp bunu söylemek gibi bir lüksümüz yok. Bugün hangi teknik adamın sözleşmesini süresinden önce bitirirseniz, aynı sorunla karşılaşırsınız. Del Bosque, Ertuğrul Sağlam, Skibbe gibi bir antrenörün sözleşmesini bitirirseniz problem olur, çalışmadığı dönemin ücretini ödemek zorunda kalırsınız. Aragones'in sözleşmesinde, ilk 4 ayın içinde feshedilirse tazminat ödenmeyeceği şeklinde bir hüküm yok.''


''ARAGONES 24 SAATİNİ TAKIMLA YAŞAYAN BİR TEKNİK ADAM''

Bu soru üzerine Aragones'i anlatan Asbaşkan Koç, İspanyol çalıştırıcının 24 saatini takımla yaşadığını ifade etti.


İspanyol çalıştırıcının disiplinli, özverili, futbolla yatıp kalkan bir teknik adam olduğunu kaydeden Koç, ''Arzuladığımız başarı yakalanamadığı için Samandıra ve evinin dışında bir yere gitmiyor. 24 saatini takımla yaşıyor. Sert mizaçlı biri, ama daha yumuşak olabilir. Tek kusuru da sert mizacı olsun'' diye konuştu.


KOÇ'TAN YENİ TRANSFERLER İÇİN DEĞERLENDİRME

Ali Koç, yeni transferleri Guiza için söz söylemek gerekmediğini, Emre'nin henüz takıma yararlı olamadığını, gerçek Burak'ı da şu ana kadar görmediklerini ifade etti.


Bir soru üzerine, yeni transferlerinin sezonun bu bölümüne kadar olan performanslarını değerlendiren Koç, şunları söyledi:


''Yeni transferlerden Guiza için fazla söz söylememe gerek yok. Elinden gelen mücadeleyi veriyor. Emre'nin kalitesi tartışılmaz, her zaman tartışılan konu sakatlık oldu. Kayseri maçında talihsiz bir şekilde, normalin dışında bir sakatlık yaşandı. Sakatlığından dolayı bir ay Avrupa'da hiç idman yapamadı. Döndü, düzeldi, askere gitti. Döner dönmez idmanlara çıkıp takıma girmeye başladı. Belki biraz daha uzun bir süreye ihtiyacı vardı. Yararlı olacağı konusunda tereddütümüz yok, ama bugüne kadar yararlı olamadığı doğrudur. Gerçek Burak'ı da kesinlikle görmedik. Çoğunun gerçek performansını yeni yeni görmeye başlıyoruz. Burak kötü maçlar çıkarmadı, iyi maçlar da çıkarmadı. Henüz olumlu ya da olumsuz değerlendirmek için erken''


Şekip Mosturoğlu, ihtilaflı durumda bulundukları eski futbolcuları Stephen Appiah konusunda FIFA'da kasım ayı sonuna kadar bir karar verilebileceğini bildirdi.


Mosturoğlu, stadın tapusunun alınması konusunda yasada düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, bunun henüz mevcut olmadığını, ancak yapılması konusunda niyet bulunduğunu kaydederek, ''Yasal düzenleme olur ve imkan tanınırsa almak için her türlü fedakarlığı yapacağız'' dedi.


''UEFA'YA KALIRSAK EN BÜYÜK ARZUM KUPAYI KALDIRMAK OLUR''

Asbaşkan Mosturoğlu, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkamayıp UEFA Kupası'nda yollarına devam etme şansı bulmaları durumunda hedeflerinin ne olacağı sorusuna ''Kupa'' yanıtını verdi.


Galatasaray'ın da Kadıköy'de final hedefi koyduğu ifade edilerek yöneltilen soru üzerine, Mosturoğlu şunları söyledi:


''Rakiplerimizin final oynaması, verse verse bize gurur verir. Taraftarımızın gücüyle yaptık biz stadımızı. Bu açıdan Avrupa'daki tek kulüp biziz. Rakiplerimiz buraya hedef koyuyor, bu bize üzüntü vermiyor. Bizim ne kadar büyük tesise sahip olduğumuzu gösteriyor. Tabii ki eğer UEFA'ya kalırsak, en büyük arzum, kendimize ait statta kupayı kaldırmak olur. Bu, iki kat gurur verir.''


Bayram Tutumlu'nun, Aurelio'nun Fenerbahçe'den gitmesinde ne kadar etkili olduğu sorusunu Mosturoğlu, ''O olmasaydı sonuç değişmezdi. Neticede futbolcu adına hareket eden bir vekil. Sorun, Aurelio'nun en büyük hayalinin ispanya'da futbol oynamak istemesiydi. Para ikinci plandaydı'' diye yanıtladı.


Sözleşmesi bitecek futbolcularla ilgili görüşmelerin başlatıldığını belirten Mosturoğlu, kaleciler Volkan Babacan ve Mert Günok ile sözleşme yenilediklerini de bildirdi.

http://www.spox.com/de/sport/fussball/bundesliga/0805/Bilder/514/hoffenheim-514.jpg

3 bin 300 nüfuslu köy, Bundesliga'nın lideri

 


 İhsan DÖRTKARDEŞ, DHA

Alman Birinci Futbol Ligi Bundesliga'ya bu sezon yükselen Hoffenheim fırtınası dinmedi. 3 bin 300 nüfüsluk köy takımı, bu sezon yükseldiği Bundesliga'da liderlik koltuğuna oturdu.

Geçen sezon sonunda Alman Birinci Futbol Ligi Bundesliga'ya yükselen Hoffenheim, kurduğu mütevazı kadrosu ile sezonu orta sıralarda bir yerde bitirmeyi hedefledi. Ancak 9 haftanın geride kaldığı Bundesliga'nın zirvesine yerleşen "Köy takımı" Hoffenheim 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile şampiyonluğun en güçlü adayı haline geldi. Mavi-Beyazlılar, attıkları 24 golle de ligin en golcü takımı görünümünde. Hoffenheim hafta sonunda kendi sahalarında ağırladıkları şampiyonluk adaylarından Hamburg'u da 3-0 gibi farklı bir skorla yendi.

Son maçta takımının iki golüne imza atan 1986 doğumlu Nijeryalı futbolcu Chinedu Obasi, Hoffenheim'in bu inanılmaz başarısına geniş yer veren Deutche Welle'ye konuşurken, "Galibiyetten dolayı çok mutluyum. Her geçen hafta daha iyiye gidiyoruz. Ve oyun düzenimizi oturtuyoruz" dedi. takımın 10 golle, gol krallığında ilk sırada yer alan Bosnalı genç futbolcusu Vedat İbişeviç ise oynadıkları futboldan çok memnun olduğunu ve böyle oynamaya devam ettikleri sürece daha birçok galibiyet alabileceklerini söyledi.

HOFFENHEİM KÖYÜ

Hoffenheim, Almanya'nın Baden Würtemberg eyaletinde, Heidelberg kentinin 26 kilometre güneydoğusunda bir köy. Nüfusu 3 bin 300 olan Hoffenheim'ın futbol takımı 8 yıl içinde bölge liginden dünya futbolunun önemli liglerinden Bundesliga'ya tırmandı. Hoffenheim'ın yükselişinde işadamı Dietmar Hopp'un mali desteği de büyük rol oynadı. Yazılım sektörünün tanınmış firmalarından SAP'nin kurucularından Hopp, 6 milyar 300 milyon Euroluk servetiyle Almanya'nın en zengin işadamları arasında. Hopp, "köy takımı" ifadesine pek katılmıyor: "Aslında tam anlamıyla köy takımı sayılmayız. 2 milyon 400 bin kişinin yaşadığı Rhein-Neckar bölgesinin bir kulübüyüz. Bu anlamda, bir büyükşehir takımı ile pekala kıyaslanabiliriz. Altyapının hazırlanmasında katkıyı ben sağladım. Ancak antrenör Ralf Rangnick ve ekibinin mükemmel bir iş çıkardığını da teslim etmek gerekir."

Kulübün önde gelen mali destekçisi, işadamı Dietmar Hopp, sağlam adımlar atıyor, doğru planlamalar yapıyor. Yaklaşık 50 milyon Euro'ya mal olması beklenen Sinsheim'daki Stadyumu'nun bu yılın sonunda hizmete gireceğini belirten başkan Hopp uzun vadeli planları ile ilgili, "Gerek 30 bin kişilik stadyum gerekse modern çalışma tesislerimizle uzun vadeli bir strateji izliyoruz. Bu yatırımların, ben ve diğer mali sponsorlardan bağımsız, süratle giderlerini gelirlerinden karşılaması sağlanacak" dedi.

Almanya'da ise tüm futbol otoriteleri Hoffenheim takımının başarısını konuşuyor. Yorumculara göre Hoffenheim'ın başarısı, genç, uyumlu, çok koşan ve başarıya aç bir takımın Alman teknik adam Ralf Rangnick tarafından çok iyi yoğrulmasına bağlanıyor. Bu başarıda başkan Dietmar Hopp'un hakkınıda teslim etmek gerektiği belirtildi.

 

Adnan Polat çılgına döndü

Adnan Polat çılgına döndü

 

Eskişehir maçındaki futbola sinirlenen G.Saray başkanı "Ter akıtmadan şampiyon olamayız. Kendinize gelin, yoksa bedeli ağır olur" diyerek hem oyunculara hem de teknik heyete gözdağı verdi.

***

Affetmem!

"Ter akıtmadan şampiyon olamayız. Kendinize gelin yoksa radikal kararlar alırım".

5'er bin euro ceza
G.Saray'da Trabzonspor ve Olympiakos galibiyetleri ile oluşan bahar havası, Eskişehirspor yenilgisi ile çabuk dağıldı. Farklı mağlubiyetin yanı sıra kötü oyun ve futbolcuların disiplinsiz davranışları kızdırırken, yönetim sert tedbirler için düğmeye bastı. İlk etapta gereksiz kart gören oyunculara 5'er bin euro ceza kesildiği
belirtildi. Kötü gidişatın sürmesi halinde ise operasyon gündemde.

Formsuzsa kes!
Eskişehirspor maçından sonra, "Sahada mücadele etmiyoruz. Bu şekilde ter akıtmadan şampiyon olamayız" diyen başkan Adnan Polat'ın futbol şubesi yöneticilerine de, "Bu takıma büyük yatirim yaptık. Böyle gitmez. Söyleyin toparlansınlar yoksa artık kimsenin gözünün yaşına bakmam" mesajı verdiği öğrenildi. Yönetim, Skibbe'yi de uyararak formsuz oyuncuları takımdan kesmesini istedi.

 
  Heute waren schon 7 ziyaretçi (41 klik) hier!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=